Langflow ve Rails açıkları aktif saldırıda: Kritik sistemler hedefte

Haberler · Siber Güvenlik

Langflow ve Rails açıkları aktif saldırıda: Kritik sistemler hedefte

Admin · 01.09.2026 09:30 · 20 görüntülenme

Langflow ve Ruby on Rails kullanan sistem yöneticilerinin dikkatli olması gereken iki kritik açık aktif saldırılarda kullanılmaya başladı. CVE-2026-0768 saldırgana Langflow üzerinde root yetkileriyle kod çalıştırma imkânı verirken, CVE-2026-66066 sunucudaki hassas dosyalardan API anahtarlarına kadar ciddi miktarda verinin ele geçirilmesine kapı aralayabiliyor.

İki kritik güvenlik açığı aktif olarak kullanılıyor

Yapay zekâ uygulamaları geliştirmek için kullanılan açık kaynaklı Langflow ile Ruby on Rails ekosistemi yeni saldırıların hedefinde. Güvenlik araştırmacıları, saldırganların CVE-2026-0768 ve CVE-2026-66066 açıklarını gerçek sistemlere karşı kullanmaya başladığını tespit etti.

İki açık da kritik seviyede. CVE-2026-0768'in CVSS puanı 9.8, Ruby on Rails tarafındaki CVE-2026-66066'nın puanı ise 9.5 olarak değerlendiriliyor.

Net konuşalım: Özellikle internete açık Langflow veya Rails sunucuları yönetenlerin bu gelişmeyi sıradan bir güvenlik duyurusu olarak görmemesi gerekiyor.

CVE-2026-0768 Langflow'da root seviyesinde kod çalıştırabiliyor

Langflow'u etkileyen CVE-2026-0768, kullanıcıdan gelen girdinin yeterince doğrulanmamasından kaynaklanıyor. Zafiyet, Langflow'un validate uç noktasına gönderilen code parametresinin işlenme biçiminde ortaya çıkıyor.

Daha kritik olan tarafı ise saldırı için kimlik doğrulama gerekmemesi. Uzaktan erişebilen bir saldırgan, hazırlanmış girdiler yardımıyla sistem üzerinde rastgele Python kodu çalıştırabiliyor ve bu kod root yetkileriyle devreye girebiliyor.

Bu da teorik bir “uygulama çöker” açığından çok daha ciddi bir tablo anlamına geliyor. Başarılı saldırı sonrasında saldırgan sunucunun kontrolünü ele geçirebilir, saklanan kimlik bilgilerine ulaşabilir veya sistemi başka saldırılar için sıçrama noktası haline getirebilir.

Zero Day Initiative, açığın uzaktan kullanılabildiğini ve saldırganın önceden kullanıcı hesabına sahip olmasının gerekmediğini doğruluyor. CVSS 9.8 puanı da doğrudan buradan geliyor.

Saldırganların hedefinde OpenAI ve AWS anahtarları var

VulnCheck'in gözlemlediği saldırılar yalnızca sunucuyu ele geçirmeye yönelik değil. Saldırganlar sistem içerisinde bulunan değerli kimlik bilgilerini de sistematik biçimde arıyor.

Tespit edilen isteklerde LANGFLOW_SUPERUSER, OPENAI_API*, AWS_ACCESS* ve AWS_SECRET* gibi ortam değişkenleri sorgulandı. Saldırganların ayrıca Langflow'un secret key dosyasını, SSH erişimini ve .bash_history gibi komut geçmişi verilerini kontrol ettiği görüldü.

Peki bu ne anlama geliyor? Bir Langflow sunucusunun ele geçirilmesi yalnızca o makinenin kaybedilmesiyle sınırlı kalmayabilir.

Sunucuda OpenAI API anahtarları, AWS kimlik bilgileri veya başka bulut servislerinin erişim anahtarları tutuluyorsa saldırgan bu bilgilerle bağlı sistemlere doğru ilerleyebilir. Yapay zekâ geliştirme platformlarını saldırganlar için özellikle cazip hale getiren nokta da tam olarak bu.

Saldırı sayısı birkaç saat içinde hızla arttı

VulnCheck, 30 Ağustos 2026 tarihinde birkaç saat içerisinde 50'den fazla saldırı tespiti yaptığını bildiriyor. Bu sayı 31 Ağustos itibarıyla 360'a yükseldi.

Langflow tarafındaki saldırı trafiğinin ağırlıklı olarak Rusya kaynaklı olduğu ve araştırmacıların Birleşik Krallık'taki tuzak sistemlerine yöneldiği belirtiliyor. Bunlar gerçek hedeflerin yalnızca bu bölgede bulunduğu anlamına gelmiyor; honeypot ve canary sistemlerinden elde edilen gözlem verileri.

Daha geniş tabloya baktığımızda Langflow'un uzun süredir saldırganların radarında olduğu görülüyor. Araştırmacılar 2025'ten bu yana platformu etkileyen 12 farklı açığın saldırılarda kullanıldığını ve CVE-2026-0769, CVE-2025-3248 ile CVE-2026-5027 üzerinden 15 binden fazla başarılı deneme kaydedildiğini aktarıyor.

Savunmasız Langflow sistemlerinin önemli bölümü ABD, Almanya, Malezya, Brezilya ve Hindistan'da bulunuyor.

Önce parola avı, ardından madencilik ve uzaktan erişim

Langflow'a yönelik önceki saldırılar da bu yeni kampanyanın neden ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor.

VulnCheck'in gözlemlediği vakalardan birinde saldırganlar CVE-2026-5027 açığını kullanarak sisteme Python tabanlı bir kimlik bilgisi toplayıcısı, proxy araçları ve uzaktan erişim için SimpleHelp yerleştirdi.

Başka bir saldırıda ise eski CVE-2025-3248 açığı kullanılarak sistem XMR, yani Monero madenciliği yapan bir botnet'e dahil edildi. Saldırganlar daha sonra sistem günlüklarını tutan auditd servisini devre dışı bırakarak izlerini takip etmeyi zorlaştırdı.

Ardından CVE-2026-0769 üzerinden ek bileşenler bırakıldığı ve ele geçirilen sistemin başka hedefleri taramak için kullanıldığı görüldü.

Kısacası saldırganın amacı sadece “girdim ve çıktım” değil. Sunucu ele geçirildikten sonra kimlik bilgisi çalmak, kalıcılık sağlamak, kripto para madenciliği yapmak ve ağı genişletmek gibi farklı aşamalar devreye girebiliyor.

Ruby on Rails tarafında CVE-2026-66066 tehlikesi

İkinci kritik açık CVE-2026-66066, diğer adıyla KindaRails2Shell.

Açık, Ruby on Rails uygulamalarında Active Storage ile libvips bileşeninin yüklenen dosyaları farklı biçimde işlemesinden yararlanıyor. Saldırgan özel hazırlanmış bir görüntü dosyası yükleyerek sunucudaki normalde erişememesi gereken dosyaları okumaya çalışabiliyor.

Saldırının çalışabilmesi için uygulamanın Active Storage görüntü işleme tarafında libvips kullanması ve güvenilmeyen kullanıcılardan görüntü yüklenmesine izin vermesi gerekiyor.

Başarılı istismar durumunda saldırgan Rails süreç ortamına ve son derece kritik sırlara ulaşabiliyor.

Bunların arasında secret_key_base, Rails master key, veritabanı parolaları, bulut depolama kimlik bilgileri ve API token'ları bulunuyor. Zincirin devamında uzaktan kod çalıştırmaya kadar gidilebiliyor.

CVE-2026-66066 için saldırılar da başladı

Ruby on Rails açığı da artık yalnızca teorik PoC seviyesinde değil. VulnCheck, CVE-2026-66066'nın Singapur, İsrail ve Birleşik Krallık'taki gözlem sistemlerine karşı aktif olarak kullanıldığını tespit etti.

Araştırmacıların incelediği saldırılardan birinde trafik Fransa'daki tek bir IP adresinden geliyor ve saldırı sonrasında İsrail'deki bir sisteme C2 (komuta-kontrol) bağlantısı kuruluyor.

C2 bağlantısı saldırganın ele geçirilen sistemle daha sonra iletişim kurmasına, yeni komutlar göndermesine veya ek yükler çalıştırmasına imkân sağlayabiliyor.

İşin biraz daha can sıkıcı tarafı ise yama durumuyla ilgili.

VulnCheck'in testine göre Rails 8.1.3.1 üzerindeki düzeltme libvips üzerinden dosya okuma bölümünü engelliyor. Ancak geçerli bir imzaya sahip saldırı senaryosunda variation-key üzerinden Marshal deserialization zincirinin kod çalıştırma kabiliyetinin tamamen ortadan kalkmadığı bildiriliyor.

Bu nedenle sadece “sürümü yükselttim, iş bitti” yaklaşımı yerine uygulamanın erişim modeli ve dosya yükleme yüzeyinin de kontrol edilmesi gerekiyor.

Kimler etkileniyor?

Langflow'u internete açık şekilde çalıştıran sistemler, özellikle de hassas API anahtarlarını veya bulut kimlik bilgilerini aynı ortamda tutan kurulumlar en yüksek risk grubunda.

Ruby on Rails tarafında ise Active Storage ile libvips kullanan ve güvenilmeyen kullanıcılardan görüntü yüklemesi kabul eden uygulamalar CVE-2026-66066 açısından özellikle dikkat etmeli.

VulnCheck'in Ağustos başındaki taramalarında internete açık 7.100'den fazla savunmasız Ruby on Rails örneği tespit edilmiş olması da saldırı yüzeyinin küçük olmadığını gösteriyor.

Ne yapmalı?

Langflow yönetiyorsanız ilk iş olarak sistemi doğrudan internetten erişilebilir durumda bırakmamak gerekiyor. Zero Day Initiative, CVE-2026-0768 için temel azaltma yöntemi olarak ürüne erişimin sınırlandırılmasını öneriyor.

Güvenlik duvarı, VPN veya erişim kontrolüyle Langflow arayüzünü yalnızca gerçekten ihtiyaç duyan kullanıcı ve sistemlerle sınırlandırın. Ardından kullandığınız Langflow sürümü için üreticinin güncel güvenlik düzeltmelerini kontrol edin.

Daha da önemlisi, sunucuda tuttuğunuz sırların ele geçirilmiş olabileceğini hesaba katın. Şüpheli erişim tespit ettiyseniz OpenAI API anahtarları, AWS access key ve secret key'leri, veritabanı parolaları ve diğer servis token'larını rotate edin, yani eskilerini iptal edip yenilerini oluşturun.

SSH anahtarlarını, shell geçmişlerini ve Langflow'un secret key dosyalarına erişim kayıtlarını da kontrol etmek gerekiyor. Sadece açığı kapatıp saldırganın önceden ele geçirdiği anahtarları kullanmaya devam etmesine izin vermek ciddi bir hata olur.

Rails tarafında Active Storage, libvips ve kullanıcı tarafından yüklenen görüntülerin işlendiği akışı ayrıca inceleyin. Güncel güvenlik sürümüne geçmenin yanında dosya yükleme yüzeyini gereksiz yere internete açık bırakmamak ve uygulama sırlarını yenilemek mantıklı bir önlem.

Eğer sistemde şüpheli hareket gördüyseniz auditd durumunu, beklenmedik servisleri, yeni cron görevlerini, uzak erişim yazılımlarını ve olağandışı dış bağlantıları incelemek de önemli. Geçmiş Langflow saldırılarında güvenlik günlüklarının kapatıldığı ve sistemlerin başka hedeflere saldırmak için kullanıldığı görüldü.

EDİTÖR NOTU:

Langflow kullanan bir sunucu internete açıksa bu haberi “sonra bakarım” klasörüne atmayın. Özellikle API ve bulut erişim anahtarlarının aynı makinede tutulduğu ortamlarda yalnızca yama yapmak yetmez; erişim kayıtlarını inceleyip kritik anahtarları yenilemek gerekiyor. Rails tarafında da görüntü yükleme özelliği bulunan uygulamalarda Active Storage ve libvips zincirini özellikle kontrol etmekte fayda var.

Kaynak: THE HACKERS NEWS